ahbaplık

-ğı is. 友谊, 朋友关系, 友好, 友爱, 友情, 友善: göz \ahbaplıkı 点头之交 Bu memur, başkalarının müdürülye ahbaplığını kıskanır. 这个职员对于其他人同经理的亲近关系很是妒忌。Kısa zamanda ahbaplıklarımız arttı. 我们很快就加深了我们的友谊。
◇ \ahbaplık etmek 1) 友好, 友善; 交往: Kuşçudur, pek ahbaplık etme. 他是个拉皮条的, 你别和他交往过密。 2) 友好地交谈 \ahbaplıka dökmek 不合时宜地表示亲近, 不分场合地亲昵

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • ahbaplık — is., ğı Ahbap olma durumu, ünsiyet Bizim de bahçıvan kızı ile ahbaplığımız şurada birkaç gün daha ya sürer ya sürmez! O. C. Kaygılı Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller ahbaplık etmek ahbaplığa dökmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ahbaplık etmek — arkadaşlık etmek, arkadaşça konuşmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HUSUSİYET — Ahbaplık, tanışıklık, yakınlık. * Hususilik …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • görüşmek — nsz 1) Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek Ara sıra görüşelim. 2) le Dostluk, ahbaplık etmek Komşunuzla görüşüyor musunuz? 3) i Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek, müzakere etmek Bu sorunu daha geniş bir zamanda görüşmeli …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hukuk — is., ç., Ar. ḥuḳūḳ 1) Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü, tüze Hukuk daima âdetlerin peşinden gider, önüne geçmez. P. Safa 2) Bu yasaları konu alan bilim Kaldı ki böyle bir hareket, milletlerarası hukuka… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hususiyet — is., Ar. ḫuṣūṣiyyet 1) Özellik Her birinin hususiyetine ait bin türlü mübalağalı malumat veriyordu. Y. K. Karaosmanoğlu 2) İleri derecede tanışıklık, ahbaplık, yakınlık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ilerlemek — nsz 1) Bulunduğu yerden daha ileriye gitmek, yol almak Vapur durmadan düdük çalarak ilerliyordu. H. E. Adıvar 2) Vakit geçmek Mevsimin ilerlemiş olmasına karşın hâlâ direnen bir iki gelincik ve papatya... O. Rifat 3) Daha güçlü, daha etkili… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kadın — is. 1) Erişkin dişi insan, erkek veya adam karşıtı Yanlarında, kendileriyle ahbaplık edecek dostlar, hizmetlerine koşacak kadınlar veya erkekler görmek isterler. A. Ş. Hisar 2) Evlenmiş kız 3) sf. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • uzaktan merhaba — is. Yakın ahbaplık bulunmadığını veya istenmediğini anlatan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ülfet — is., esk., Ar. ulfet 1) Alışma, kaynaşma 2) Tanışma, görüşme Temiz ve metin bir insan olduğu ilk ülfetinden anlaşılırdı. Y. K. Beyatlı 3) Dostluk, ahbaplık Ülfet belalı şey fakat uzlet sıkıntılı / Bilmem nasıl geçirmeliyim son beş on yılı. Y. K.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ziyade — sf., Ar. ziyāde 1) Çok, daha çok, daha fazla Tevkifhane müdürü de bizden ziyade onlarla ahbaplık etti. F. R. Atay 2) esk. Çoğalma, artma Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller ziyade olsun! …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.